17 Ocak 2013 Perşembe

Cemil İpekçi ile Söyleşi


Ünlü modacı Cemil İpekçi ile Taksim Cezayir Sokak'daki atölyesinde buluştuk. Kendisi ile uzun uzun konuştuk. Her görüşe saygı duyan, genç modacılara destek veren, kocaman kalbinde herkese yer veren bir modacı… 
Tabii bu arada sizleri de unutmadım ve sizin için soru sordum. Buyrun okuyalım.



Aslında sizle konuşulabilecek çok konu var, yalnızca moda değil hemen her konuda bilgilisiniz. Kadın üzerine yapılan politika ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Ben dünyada kadın üzerinden yapılan politikaya çok sinirleniyorum. Şuan da şalvarda yasak, takkede yasak, kamusal alanda sakalda yasak ama bunları kimsenin konuştuğu yok. Her dönemde hep kadınlar bu konuda mağdur oldu. Çağdaşlaşmayı Batı kıyafeti giyinmekle olur zannediliyor. Osmanlı'nın her şeyini unuttuğumuz gibi bu konuda da unutmuşuz. Özellikle 16.-17. yüzyıllarda ki kadınların kıyafetlerini görseniz o kadar şıklar ki. Bu şıklığı maalesef şimdi göremiyorum. Özellikle kapalılar için tam bir hazine bizim tarihimiz.

Peki, Örtülü Kadınların giyimlerini nasıl buluyorsunuz?

En başta şu herkesin dilinde ki “Tesettür” “Türban” kelimelerinden kurtulmak gerek. Bu kelimeleri hiç sevmiyorum.
Şu an da örtünenler Hz. Meryem gibi örtünüyor ama Kur-an'ı Kerim ile örtüşmüyor. Kur-an'ı Kerim'de saçın bir teli gözükmeyecek diye bir şey yok. Böyle bir cümle ne hadislerde ne ayetlerde var. Varsa bulup bana getirsinler Taksim Meydanı'nda özür dilerim onlardan. Şimdi görüyorum daracık blue jean üstünde dar gömlek, ayakta topuklu ayakkabılar ama saçının tek teli gözükmüyor bu durum ne kadar uygun? Önemli olan kadınlığı öne çıkarmamaktır. Genç nesil değil ama örtünen bazı orta yaşlı kadınların da bunu tembellikten yaptığını da düşünüyorum. Kiloları alıyorlar, kuaföre gitme derdi de yok, başımı örtüp çıkarım mantığını taşıyanlar da var. Açıkçası bu konu incelemem altında ama  Türk Kadınının henüz dengeyi bulduğunu düşünmüyorum.

“Şuan da örtünenler Hz. Meryem gibi örtünüyor ama Kur-anı'ı Kerim ile örtüşmüyor.”

Şuan böyle bir boşluk var diye bunu kullananlar var ve illa bu şekilde örtünmek gerekli diye bir şey yok. Bu inadı kırmalı. Hem örtünmeli göstermemeli ama bu şekilde örtünmek bir simge oldu. Onlarca örtünme şekli var, illa böyle olacak inadı kırılmalı artık.
Bilhassa örtülü kadınların şuna dikkat etmesi lazım. Bizim dinimizde abartının her türlüsü günah. Dekolte giyip boynuna takmışsın elmas gerdanlığı ya da başını kapatıp örtüne takmışsın 150 bin liralık elması aynı. Şık olmak abartmak değil. Görüyorum kadınları gündüz vakti yüzlerinde abartılı makyajlar, gündelik gezmeye elmas, pırlantalar içinde gidiyorlar. Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz sokağa çıkarken takı yerlerinizi örtün demiş. Açıklığınızı kapatın diye değil yalnızca sokakta fakir fukara görür özenebilir, haset edebilir, içi acıyabilir yani gösteriş yapmayın anlamında söylemiş. Bunu yalnızca kapalılar için söylemiyorum hatta sırf kadınlarda değil insanlar birbirine gösteriş yapma telaşında.

“Ben başı açık ama beyni boş , başı kapalı ama beyni dolu kadında gördüm.”

Dinimiz çağınıza ve devrinize uyun demiş, geride kalın da dememiş. Ama giyimle Çağdaş olunmaz. Ben başı açık ama beyni boş , başı kapalı ama beyni dolu kadında gördüm. Başörtüsü takarak çağ içi ya da çağ dışı olunmaz.

Siz başörtüsünü kimse savunmazken, insanlar aşağılarken bile savundunuz, bu konuda Teşekkür Ederim...
Herkes insan, insanın iyi olması ve inancı farklı şeyler. Herkesin yolu kendine insanların ne yaptığı beni hiç alakadar etmez ama giyim kuşam ve modayla alakalı sorulduğu zamanda fikrimi söylerim tabi. Kapalı giyinmek ve şık olmak mümkün ama maalesef ki hep tek tip örtünüp tek tip giyiniyor geneli şuan.
Aslında ben bu konuda büyük bir koleksiyon hazırlamayı düşündüm . Spor giyim, gelinlik, günlük giyim, plaj giyimi, abiye hepsini kapsayan  ama o kadar çok laf ediliyor ki açıkçası çekindim. Belki seninle ilerde böyle bir koleksiyon hazırlarız.

AKP'liyim dedim diye müşterilerimin %70'ini kaybettim.


Neden çekindiniz?

THY'nin kıyafetlerini yaptım adım çıktı AKP yalakalığı ile ihale aldı diye. Kimin aldığını araştırıp öğrendikleri bile yok. Hayrunnisa Gül ona kıyafet yapmam için aradı ama sırf bu dedikodular yüzünden geri çevirdim. Kendisine dedim “Şimdi birde size kıyafet yaparsam sizde bende çok zan altında kalırız, ne zaman ki makamdan ayrılırsınız o zaman atölyem emrinizde” Eğer ona kıyafet yapmış olsaydım başlardı gazeteler yine yazmaya.
Ama bilmiyor ki insanlar benim için dostluk daha mühim. Hiç sevmem kendim için birinden bir şey istemeyi. İstesem ondan sanki onu o makam için seviyormuşum gibi düşünülür diye söylemem asla. Misal Semra Özal ile yıllardır samimiyetimiz var, Çankaya'da otururken bile bir şey istememişimdir. Hala sürer bu yüzden dostluğumuz.

Buraları terk etmeyi düşünüyorum artık....

Atmak istiyorum artık üzerimde ki bu siyasi ve politik fikirleri ama atamıyorum. Ben AKP'liyim dedim diye müşterimin %70'ini kaybettim ama umrumda bile olmadı. Ama beni bu kadar güzel bir memleketin bu hale gelmesi geçmişini bu kadar unutması çok üzüyor. Çocuklarımız için korkuyorum. Gelecekte o çocuklar ne olacak, nasıl bir dünyaya gelecekler diye. Terk etmeyi düşünüyorum buraları artık. Giderim en azından gözüm görmez. Gidip Hindistan'da dağın tepesinde yaşayacaksın.  Türkiye değil bakarsan dünyanın artık her yeri bozuk. Giderim en azından gözüm görmez diye düşünüyorum.

İnsanlar Deccal gelsin diye bekliyor, geldi ama kimse farkında değil...

Zannediyor ki insanlar deccal gelecek elinde kaval insanlar peşine takılıp gidecekler. Deccal bir fikir kavramı. İnsanların bu hali girdikleri günahların bile farkında olmama hali işte tam olarak bu. Dünyaya bakıyorsun herkes menfaat, maddecilik peşinde.Yaş aldıkça artık daha fazla düşünür oldum.

Kabul ediyor musunuz yaşınızı, var mı öyle bir takıntınız?
Ediyorum tabi, 65 yaşındayım ben hiç de gocunmam söylemeye. Yaş geçtikçe huysuzlaşıyorum belki de... (Gülüyor) Ama bu huysuzluğumu aileme özellikle de aileme hiç yansıtmam ablamın ve erkek kardeşimin torunları bana bayılırlar. Ablamın eşi vefat ettiği için torunları bana dede diyorlar ve aramız çok iyi onlarla.

Maşallah Sübhanallah diyorum... Cildiniz çok güzel ve yaşınızı hiç göstermiyor bunun sırrı nedir peki?

Soğuk suyun faydası çok günde iki defa buz gibi su ile cildimi yıkarım. Banyoda dahi soğuk su kullanırım.Kirpiklerim içinde yüzü yıkasanız da kirpik aralarında kepekler olur onu önlemek için  göz yakmayan bebek şampuanı ile yıkarım gözlerimi ve haftada 3 defa badem yağı kullanırım. Okuyucularınıza zeytinyağlı sabun ile yüzlerini yıkayıp sonrada yarım limonu keserek yüzlerine sürmelerini tavsiye ederim 10 dakika bekletip sonrada soğuk su ile yıkasınlar. Ve ben her gece yüzüme kayısı çekirdeği yağı sürerim çok faydalı.
Vücuduma ise haftada 2 gün masaj yaptırırım. Masaj yaptıramasam da kendim buğday, badem, havuç ve susam yağları ile kendim ovalarım ve öyle uyurum. Hamam da çok mühim ölü derilerin atılması için.

Önümüzdeki ay başlayacak olan moda eğitiminden bahsedersek, nasıl bir eğitim olacak?

Salı ve Perşembe günleri ben Styling dersi veriyorum. Styling eğitimine sürekli gelmeleri gerekmiyor. İstediği sayıda kendisi gelmeye karar veriyor. Yüzüne giden renkler, giyinmede neler yapmak gerek, hangi renkleri tercih etmeli, kuaför ve makyöz arkadaşımla ona uygun saç rengi ve modelini öğretiyoruz. Çok ihtiyaç olduğunu görüyorum. Kadınlarımız kendisi bilemiyor ve herkes bilmek mecburiyetinde de değil.

“Eğitimleri benim belirlediğim 20 kişi katılabilir”

1 Şubat'ta başlamaya karar verdik. 20 talebe ile eğitimler Pazartesi, Çarşamba, Cuma günleri olacak. Çizimden, dikişe, nakışa kadar her şeyi öğretecek 5 tane hocamız var. Ayrıca ben direk yerine götürerek anlatım yapıcam. Kapalıçarşı'ya götürüp benim ilk kumaş aldığım yerlerde kumaşları göstererek anlatım olacak, sonra Topkapı Sarayı'nda kostümleri üzerlerinde göstererek yine. Benim asıl alanım Kostüm Tarihi ve bu konu gerçekten çok mühim. Kısacası diğer okullardan çok farklı olacak. Modaya dair herşeyi öğreteceğim bu eğitimlerle.


Kitap çalışmalarınız ne şekilde? İkinci bir kitap olacak mı?

Şuan yazım aşamasında olan bir kitap var. İsmi ya “Günah” ya da “Günah'a Mektuplar” olacak ismine tam karar veremedim. İçinde şuana kadar hissettiklerimi isimsiz kişilere mektup halinde yazacağım ve aşklar, ayrılıklar, acılar hepsini kapsayan hikayeler olacak. Bir de sonlarında şiirler olacak ama benim şiirlerim öyle kafiyeli falan değil tabi duygularımı anlatan dizeler. Yazmaya devam edeceğim, çünkü beni çok rahatlatıyor...


Çok Teşekkür Ederim çok keyifli bir muhabbetti.

Ben çok teşekkür eder ve başarılarının devamını dilerim...


                                                                                                           
Cemil İpekçi ile olan sohbetimizin ilkiydi bu. Şubat ayında başlayan eğitimler ile sizlerle hem öğrendiklerimi hem de muhabbetlerimizin devamı gelecek. Ayrıca o gün imzalattığım kitap ise sizlerden birine hediye olacak. Ayrıntıları öğrenebilmek için, beni takip etmeye devam edin :)

Fotograf:: Nur Sultan ( buradan ulaşabilirsiniz)




INTERVIEW WITH CEMİL İPEKÇİ
We met with famous fashion designer Cemil Ipekçi at his Taksim Office on Algeria Street. We talked too much. He respects every ideas, supports young designers and has a big heart that is for everyone…
Of course I did not forget you and asked questions for you. Let’s read.
Actually there are a lot of subjects that we can talk about, not just fashion but also you are just aware of everything. What do you think about the policy on woman?
I am angry with the policy on woman in the World. At the moment, baggy trousers, skullcap and beard in public places are forbidden; but noone talks about them.

In every era, women are victims of these issues. Modernity can not be achieved by wearing western clothes. We have forgotten everything also these subjects about Ottoman. Women were very elegant specially during 16-17th century. Unfortunately, now I do not see this style. Especially for woman in hijab , our history is a treasure..

How do you feel about the clothes of woman in hijab?
First of all, I do not like the words “turban” or “veiling”, we have to omit them.

Now woman in hijab wears like Meryem but not suitable for Kur’an. Neither Kur’an nor  hadits do not say that even one of your hair will not be seen. İf any sentence exist, please Show me! I will apologize at Taksim Square. Now I see, they wear tight Jean, tight tshirt and high heel shoes but any of her hair can not be seen. Is it right in Kur’an? The important thing is not highlighting feminity. I think, not young generation but middle-aged women do it because of laziness.

Some of them get fat, do not go to coffeur and just cover her hair. Obviously this issue is under my review, but I think that Turkish women have not found yet themselves.

“Woman in hijab wears like Meryem but not suitable for Kur’an.”

There is a gap and they use it but no strict rule of veiling. We should omit this persistence. They should be in hijab but this style of veiling has been a symbol. There are a lot of veiling style so we should omit this persistence. Specially women in hijab should focus: All kind of trimmings are sin for our religion.  Wearing low-necked dress with diamond necklace or headscarf with diamond costs150 thousand Turkish Lira, all the same. Being smart does not mean exaggration. Women do exaggerated make up on their faces in the daytime and with expensive diamonds. Hz. Muhammad advised us to cover our jewelery parts not to cover your nudity but not to offend and get envy poor people.  Namely do not do vanity/luxury. I am not telling this just for conservatives or women but also for all people. They are in a race of vanity.  

“I saw women not in hijab but stupid; women in hijab but clever.”

Our religion adviced us to agree with the modern era but not stay behind. But modernity can not be with clothes. I saw women not in hijab but stupid; women in hijab but clever. By wearing an headscarf you can not be modern or not modern.

Thank you for your support on headscarf even when it was humilated …
All of us are humanbeing. Religion and goodness is different things. Everyone has her own path, I do not care what others do but of course I talk about fashion when it is asked. Either being in hijab or being stylish is possible but unfortunately they wear in one type in general.  

I am planning to make a collection on this issue. Sport, wedding dress, Daily clothes, beach and night clothes. But I hesitated to do because of gossips. Maybe you and me will have a collection together in the future.

I lost %70 of my customers after I declared that I support AKP Poltical party.

Why did you hesitate?
I designed the dresses of air hostess at Turkish Airlines then I was gossiped about being toady of AKP. They even did not learn who gained the bidding. Hayrunnisa Gül demanded me to tailor a dress but I rejected because of these gossips. I told her “If I tailor a dress for you,you and I will be under suspicion. Whenever you get apart from politics, my Office is yours”. If I tailored a dress for her; newspapers would publish again.   But they do not know that the friendship is more important for me. I do not like demanding something from someone for myself. If I demand, he/she will think that I love them because of their power. So I never demand. For instance I know Semra Özal for years but I demanded nothing when she lived in Çankaya. So we are still friends.

I am planning to leave here….
I want to free myself from these political ideas but I can not. I lost %70 of my clients when I declared that I support the AKP but I did not care. I am upset because the country has forgotten the history and became like that. I am afraid for our children. What will they do in the future? What kind of World it will be? I want to leave here. I go and do not see what happens. I should leave in India at the highest point of the mountain.  Not just Turkey but every county of the World is corrupted. I go and will not be aware of what happens.

People waits for Deccal to come; it has come but noone knows…

People think that Deccal will come with flageolet and they will follow. Deccal is an idea that they are not aware of sins which they have. That is exactly it. In the World, everyone seraches for Money and benefits. The older I am , the more I think about.


Do you have an age obsession?

Yes of course I am 65 years old which I do not hesitate to tell. Maybe I get vicious year by year (he is laughing)….but I do not Show my vicious part to my family specially my mother and grand children of my sister and brother who love me a lot.  Husband of my sister has died so her grand children call me “grand father” and we get on well eachother.  

Wonderful …You have a pure skin and you are not look like at your age. What is your secret?
The cold water is very useful, twice a day I wash my face with glacial water. I use cold water during shower. I wash my eyes with baby shampoo that does not hurts eyes. Also I use almond oil 3rd times a week. I recommend dear readers to wash their sfaces with olive oil soap and use cutted lemon on face.  Wait 10 minutes then wash with cold water.  Every night I use oil of apricot kern. I g oto massage twice a week. İf I do not go to massage, I do massage by myself with oil of wheat, almond, carrot and sesame the I sleep. The Turkish bath is very important for useless cuticle peeling.

Let’s talk about the workshop next month, how will it be?
I have a styling workshop on Tuesday and thursday. You do not have to come to the styling workshop regularly. You decide how many times. Suitable colors, what should be done for clothing, which colors to choose.. we teach the best hair color and model with my coiffeur friend. I see,İt is really needed. Women can not know by themselves and they do not have to.

“20 people chosen  by me can attend the education”

We decided to start on 1 February with 20 students; workshop will be on Monday, Wednesday and friday. I have 5 teacher that will teach drawing, sewing, embroidery. Moreover I will tell at Professional places. We will go Kapalıçarşı where I bought first fabric, go Topkapı Palace  to see costumes which is my speciality. The costume history is really important. In short, it will be different from other workshops. I will teach everything about fashion.

What about your book, will you have second?
I am writing a book called “Günah/The sin” or “Günaha mektuplar/Letters fort he sin”. I could not decided the name yet. I will write what I have felt as letter and there will  be stories about love, break up and pain. There will be poems on last part but my poems do not have rhyme. I will go on because it makes me feel better.

 Thank you for your lovely conversation

Thank you also and I hope you continued success

This was the first interview with Cemil İpekçi. After a workshop on february, I will share what I learn and we talked about. Also I will give as a gift a signed book. To learn the details keep following me :)

Photography:: Nur Sultan ( from this link)