8 Şubat 2016 Pazartesi

Kendimle Randevum

Ceplerden, bilgisayardan, televizyondan, işten uzak 1 saat ayırmak kendime yaptığım en büyük lüks diyebilirim. Haftada 1 defa da olsa kendimle sosyalleşmeye ihtiyacım oluyor. Yoksa unutuyorum kendimi..

























15 Ocak 2016 Cuma

Yeteneksizsiniz Anneler

Etrafımda gözlemlediğim ve sıkça yakın arkadaşlarla aramızda konuştuğumuz bir konu çocuğunu yerden göğe çıkarma hakkında söyleyeceklerim var. İpek'in jenerasyonunda birçok tanıdığımın bebeği var. Biraraya geldiğimizde anneler çocuklarının yeteneklerini anlata anlata bitiremiyor. Bu övme resmen hastalık. Hadi kızım aşkım de hadi kızım gel de hadi kızım 1 den 10 a kadar say çocuğa bakıyorum ağzını açıp agu bile demiyor ayyy senin yanında konuşmuyor geçen bizim Hamdiyenin yanında bülbül gibi konuştu o da inanamadı arayalım sor istersen.. Ya da bülbül gibi konuşan çocuk varla yok arası harfler çıkarıyor bak ne güzel konuştu ya tatlım ben anlamadım diyorum heyecanlandı  utandı evdeki gibi konuşmadı diyor.. Ay yeter diyorum ya valla böyleleri hep mi beni bulur..  Resmen 4 aylık konuştu 6 aylık göbek atmaya başladı 7 aylık 1 kg et yedi 8 aylık şarkı söylemeye başladı 1 yaşında okula gitti.. Sanki yeteneksizsiniz yarışmasındayız ve herkes yeteneklerini sergiliyor.. Tamam tatlım ennnn güzel, ennnn zeki, ennnn akıllı, en büyük hareketleri olan çocuk seninki dolayısıyla ennnn mükemmel anne sensin!!! Lütfen yapmayın bunu.. Çocuklarınızı çocuklarımızı yarışın içine rekabete sokmayın.. Okul hayatı, iş hayatı zaten rekabetle dolu.. Rekabet etmeyi, yarışmayı ne kadar geç öğrenirse hayattan o kadar daha fazla tad alacak.. Kime neyi ispat ediyorsunuz arkadaşlar? İllaki çocuklarımız konuşacak, illaki sayı saymayı, yürümeyi, şarkı söylemeyi, gitar çalmayı, dans etmeyi öğrenecek.. ama geçmişe dönüp bebek olup oyuncaklarıyla hayal dünyasında oynamayacak! Çocuklar bebekler bırakın bebekliğini yaşasın.. Daha doğduğunda rekabete başlatırsanız sonrası için çok zarar verirsiniz.. Bırakın canı ne yapmak istiyorsa onu yapsın unutmayınki her çocuk diğeriyle kıyaslanmayacak kadar özeldir! Benim yaptığım ne kadar doğru bilmiyorum ama ben sevmiyorum ipeği övmeyi. Hatta onlar övdükçe bende irrite oluyorum ve inadına İpek'in huysuzluklarından bahsediyorum bu sefer bana akıl vermeye kalkıyorlar.. Selçuk'la bu konuyu konuştuk o bana bunun gayet normal olduğunu birçok annenin çocuğunu herkesin içinde övdüğünü ve buna neden şaşırdığımı sordu. Çünkü ben böyle alışmadım. Benim annem bizi hiç övmezdi.. Ben değil insanlar övsün sizi derdi.. İnsanlar kendi eksiklerini zaaflarını örtmek için övünürler derdi.. Büyüdükçe haklı bu kadın diyorum.. Beni övmemesine sinir olurdum ama anlıyorum şimdi neden övmediğini.. Sanırım sevgili kızım İpekte bana sinir olacak..

Tatile Özlem Yazısı:: ZÜRİH

Aslında bu yazıyı çok önce yazmış olmalıydım ancak yazmaya fırsat olmadı.. Ramazan bayramında yani bundan 5-6 ay önce Zürihe gittik. Zürihi tercih etmemizin en önemli sebebi İpekle gidebileceğimiz yakın, rahat, sakin, güvenli ve elit olmasıydı. Gerçekten de Zürihe gidince ne kadar doğru bir seçim yapmış olduğumuzu anladık. 

14 Ocak 2016 Perşembe

TREND:: Kişiselleştirilmiş Çanta Sapları

Moda dünyası artık kişiselleştirmeye doğru gidiyor.. MArkalar kendi stillerini oluşturuyor ve bu stilleri siz kendi beğeninize göre yorumluyorsunuz.. Fendinin kişiselleştirilmiş çanta sapı koleksiyonu bu sezon beni benden aldı.. Çok çok farklı duruyor. Her gördüğüm çanta sapına bayılıyorum içinden seçmesi zor.. 

13 Ocak 2016 Çarşamba

Maskülen Stil ve Muhafazakar Kadin

Son dönemlerde muhafazakar gazetelerde yazan muhafazakar moda yazarlarına fena takığım. Bi kendi stillerine bakıyorum bi yazılarına bakıyorum bi de yazılarındaki havalarına bakıyorum. Kafamda oturmuyor nasıl ya bu kadın neyin kafasında diyorum.. Modadan haberi yok yazdığı sektörün dinamiklerinden haberi yok yurt dışına çıkmamış ama yabancı hayranlığı had safhada. Gelelim konumuza m
uhafazakar bir gazetede yazan moda yazarı Türkiye de tekstilin erkek egemen olduğunu ve maskülen stilin anlaşılmadığını yazmış.. Yazıdada bu fotoğrafı kullanmış. Maskülen stil; benim iyi harmanlandığında beğendiğim fakat tercih etmediğim bir stil çünkü ben feminen duruştan yanayım. Erkeksi görünüş bana genel anlamda itici geliyor. Tesettürde masküleni uygulaması zor, bu da müşterilerin tercih sebebi olmuyor. Bunu bizzat sektördeki tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Kaldıki hitap ettiğin kitle muhafazakarsa ve sende bu ölçüler içinde ürün hazırlamak önceliği ile yola çıktıysan maskülen duruş en son düşüneceğin şey olur. Sevgili moda yazarı sana soruyorum. Tesettürün içinde maskülen stilin caiz olmamasından dolayı bu stil benimsenmemiş olabilir mi? Senin assolist elbisesi dediğin elbiselerin tesettürlü kadınların arayıpta bulamadığı için tercih etmesi olabilir mi? Senin maskülen stil olarak düşündüğün şey acaba minimal stil olabilir mi?Senin yabancı yaparsa güzel yapar hayranlığından böyle düşünüyor olabilir misin?

12 Ocak 2016 Salı

DOLCE GABBANA ABAYA KOLEKSİYONU PART 2

Dolce Gabbananın abaya koleksiyonu hakkında görüşlerimi geçtiğimiz hafta belirttim.. Burayı tıklayarak bir önceki desteklediğim yazımı okuyabilirsiniz. Bu konu ile ilgili herkesin farklı bir yorumu var. Bunlara yer vermek isterdim ancak herkesin görüşüne tek tek yer verebilmem biraz zor olur.. Bana çok mantıklı gelen bir yorumu sizinle paylaşmak istedim.. Bildiğiniz gibi ben bu koleksiyonu ziyadesiyle destekliyorum bunun sebebi sektörün daha kaliteli daha vizyoner bir şekilde ilerlemesi.. Gelgelelim benim gözardı ettiğim bir husus var.













TREND:: GEEK

İlkokul yıllarında gözlük takanlar 4 göz ile anılmaya mahkumdur.. Çalışkan olmak zorundadırlar,  çünkü gözlük takmak bunu gerektirir.. Kim derdi ki 4 göz lakabının günün birinde sezonun olmazsa olmazı hatta takmadan olmayacağını.. Gözlükler artık sadece ihtiyaç değil bunun yanısıra; estetik, trend, stil, farklılık gibi sebepler için kullanılıyor..